Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şener: Ne talimat ne baskıyla karşılaştım

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener, görevde bulunduğu süre içerisinde hiçbir şekilde ne talimat ne baskıyla karşılaştığını söyledi

İstanbul, Tülin İçme, İnteraz - 11 Temmuz 2019, 12:30

İnterAz’ın Sputnik’ten aktardığı habere göre, TCMB Başkan Yardımcısı Şener, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Teklif'in görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

 

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'nın talimatlarına uymadığı için görevden alındığını söylediğini belirterek, konuyla ilgili Şener'e soru yöneltti.

 

Şener, 2.5 yıldır bu görevde bulunduğunu, karar alma mekanizmalarında dışarıdan herhangi bir baskıyla karşılaşmadığını söyledi. Şener, 2.5 yıl içerisinde, şu ana kadar bir kez bile hiçbir baskıyla karşılaşmadığını, görevini çok rahat şekilde yerine getirdiğini dile getirdi.

 

Şener, "Benim aldığım aile terbiyem, başta anneme, aileme, bu ülkenin güzel insanlara sorumluluğum gereği yarın görevden alınacağımı bilsem bile geceli gündüzlü çalışmaya devam ederim. 2.5 yıl içinde hiçbir şekilde ne talimat ne baskıyla karşılaştım" diye konuştu.

 

Yedek akçe düzenlemesi

 

Bankanın yedek akçesine ilişkin düzenlemeye yönelik soru üzerine Şener, Merkez Bankası'nın kâr etmesinin, sistemden çekilen bir likidite olduğunu, sistemden nakit çekilişinin bir sorun oluşturmaması gerektiğini belirtti.

 

Merkez Bankası'nın yüksek tutarlı kârlarının aynı zamanda sistemden yüksek tutarlı likidite çekilişleri anlamına geldiğine işaret eden Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Bu miktarlar bütün yıl boyunca büyüdükçe, bankaların günün sonunda tekrar Merkez Bankası'ndan daha büyük bir likidite açığını temin için bir fonlamayla gelmeleri anlamına geliyor. Çünkü Merkez Bankası'nın kâr elde etme şekli piyasadan yaptığı işlemler üzerinden gerçekleşiyor. Bu işlemlerden birisi de bankaların ihtiyacı olan parayı, gecelik ya da haftalık vadelerde verdiğiniz zaman bu Merkez Bankası'nın kârı haline dönüşüyor. Bizim yaptığımız kâr, bankacılık sisteminden elde ettiğimiz bir gelir. Sistemden bu likiditeyi çekmenin, sisteme belirli maliyetleri oluyor. Bu maliyetler, Merkez Bankası'nın kârlı olduğu zamanlarda daha da yükseliyor. Likidite konusu son yıllarda çok yüksek miktarlara ulaştı. Şu anda bankacılık sistemi, ortalama 100 milyar lira likidite için her gece Merkez Bankası'na gelip bu fonlamasını gidermek zorunda. İhtiyat akçesiyle ilgili, bunun bilançomuzda kalmak yerine sisteme bir şekilde dahil olması, likidite açığının pozitif yönde etkilenmesi olarak bakıyoruz. İhtiyat akçesi piyasaya çıksa bile, hâlâ sistemin fonlama açığı 100 milyar lira civarında devam ettiği için bunun gelebileceği miktar tekrardan 60-70 milyar liralarla, halen çok yüksek rakamlar olacak. Türk bankacılık sistemi ciddi likitide açığı içinde, bunun sisteme geri dönüşünün likiditeye pozitif etkilerini öngörüyoruz. "

 

Şener, 3-4 yıldır likidite açığının hiç olmadığı kadar yükseldiğini ifade etti. 

 

'Yedek akçede biriken para 46 milyar lira'

 

Milletvekillerinin, "İhtiyat akçesi daha önce yük getirmiyor muydu, neden şimdi bu düzenleme getirildi?" sorusuna Şener, "4 sene önce sorsaydınız sanırım 5-6 milyardan bahsederdim. Kâr miktarı eklenerek devam ediyor son iki yılda olağanüstü artış gösteriyor" karşılığını verdi.

 

Teklif sahibi olan AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, bankacılık sektöründe risk ve getirinin kardeş olduğunu, Merkez Bankası'nın kârlılığına bakıldığında ise hiçbir riske girmeden muazzam bir kârlılığının görüldüğünü söyledi.

 

Savaş, Merkez Bankası'nda oluşan bu karın Hazine'ye aktarılmasının, Hazine'nin borçlanma ihtiyacını, faizleri de aşağı çekecek bir durum olduğunu belirtti. Savaş, Merkez Bankası'nın 2018 yıl sonu karının 66 milyar lira olduğunu, bu yılın ilk 6 aylık karın 20-25 milyardan aşağı olmayacağını, yedek akçede biriken paranın son dönemde 46 milyar lira olduğunu belirtti.