Noel Baba aslında kimdir?

İsmayıl Rahimli

redaktor

02 Ocak 2019, 13:03

Eski yıldan yeni yıla geçtiğimiz bu günlerde, genelde çocukların hayallerini süsleyen, uzun ve beyaz sakallı dede Noel Baba (veya Santa Claus) aslında kimdir ve nasıl ortaya çıkmıştır? Eminim merak ettiğiniz bir konudur. Bu konuda internet dünyasında oldukça fazla bilgi vardır. Ancak biz, bu bilgilere ve başka kaynaklara da başvurarak sizin için bu sorunun cevabına yönelik bir araştırma hazırladık.

 

Noel baba hakkında bilinen en popüler bilgi, onun Bizans döneminde yaşamış Nikolaos adındaki bir azizdir. Azizler bildiğiniz gibi Hristiyan dünyasında kutsal, keramet ve mucize sahibi, imanlı kişilere denirdi. Azizler için dünyanın her yerinde kiliseler yapılmış ve bu kiliselerin çoğu da günümüze kadar ulaşmıştır. Türkiye de, bu tarz tarihi kiliselerle doludur.

 

Şimdi gelelim hakkında oldukça az bilgi bulunan bu Nikolaos'un kim olduğuna. Aziz Nikolaos, Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında önemli bir Lykia kenti olan Patara'da doğmuştur.

 

M.S. 300'e doğru Patara refah içindeyken kentte yaşayan zengin buğday tüccarının bir oğlu olur ve ona Nikolaos adı verilir. Doğduğunda göğün bir hediyesi, ana-babasının dualarının ve sundukları adakların bir meyvesi, fakirlerin bir kurtarıcısı olarak dünyaya geldiğine işaret edilmiştir. Daha gençliğinde bile mucizeler yarattığına inanılır. Elimizde Nikolaos’un doğum tarihi hakkında bilgi yok; ancak, Patara doğumlu olduğu ve 6 Aralık 345’te öldüğü kesin biliniyor. Gençliğinde Mısır ve Filistin’e hac yolculuğu gerçekleştiren Aziz, buradan döndükten sonra Patara'nın komşu kenti Myra'da piskopos olarak atanmış.

 

Hıristiyanlara karşı olan İmparator Diocletianus ve Licinius zamanında Nikolaos da diğer Hıristiyanlar gibi bir ara hapsedilmiştir. Ancak daha sonra Hristiyanlığı kabul eden ilk Bizans İmparatoru olan Büyük Constantinus tarafından affedilir ve serbest bırakılır.

 

Nikolaos, 325 yılında yapılan, imparator Constantinus'un kendisinin de katıldığı, Hıristiyan Dünyası için büyük bir önem taşıyan meşhur Nikaia (İznik) Konsili’ne katılmış. Bildiğimiz gibi bu konsilde (toplantıda) Hristiyanlığın inanç esasları tartışılmış ve düzenlenmiştir. Örneğin, kutsal kitap İncil sayısı dörde indirilmiştir. Bu rivayete göre, toplantıya katılımı bulunan Aziz Nikolaos da bu düzenleyicilerden biridir. Hatta bazı söylentilere göre burada Ortodoksi’nin büyük bir savunucusu olarak, heretik (mezhebci) Arius’un burnuna yumruk atmış, çıkan karışıklık güçlükle bastırılmış. Ancak Nikaia Konsili’nde bulunan piskoposların imzaladığı belgede Myralı Aziz Nikolaos’un ismi ve imzası yerine Likya’dan yalnızca Pataralı Eudemios’un imzasının olması, hikâyenin gerçekliği konusunda şüphe uyandırıyor.

 

Aziz ve yaşamı hakkında çok fazla bilgi bulunmaması, ölümünden sonra onun hakkında anlatılan efsanelerin çoğalmasına da uygun ortam hazırlamış:

 

Mesela, inşa halindeki bir kilisenin yıkılmasıyla enkaz altında kalan Nikolaos, annesi ağlayıp inlerken, üzerine yığılan taşların altından sağlam olarak kurtulmuştur. Birgün de hacı olmak üzere Kudüs'e gider. Geri dönüşünde fırtınaya tutulan gemiyi dualarıyla batmaktan kurtarır, ayrıca denize düşerek boğulan bir denizciyi de diriltir. O günden sonra Aziz Nikolaos denizcilerin de koruyucu azizi olarak kabul edilmiştir.

 

Bir diğer hikaye ise şöyledir: Patara'da önceleri çok zengin olan bir şahıs fakirleşmiş ve kızlarının çeyizini yapamayacak duruma gelmiştir. Çaresizlikten kızlarını satmayı bile düşündüğü bir anda, Nikolaos durumu görerek onlara yardım etmeye karar verir. Kendini belli etmemek ve aynı zamanda gururlarını kırmamak için kızların evine gece gider. Onlar uykuda iken büyük kızın açık olan penceresinden çeyizine yetecek olan bir kese altını içeri atar. Sabah parayı bulan büyük kız çok sevinir ve kötü durumdan kurtulur. Daha sonra ortanca ve küçük kızın çeyiz paralarını da karşılamak isteyen Nikolaos, pencereleri kapalı olduğu için bacadan atar. İşte Noel Baba'nın yılbaşında hediye bırakma öyküsü böylece doğar. İkonalarda ve resimlerde de Nicholaos'ın üç altın top ile gösterilmesi bu yüzdendir.

 

Nikolaos'un 6 Aralık 343'te 65 yaşında iken öldüğü sanılmaktadır. Myralılar onun adına bir kilise yaparak içindeki lahitte onu sonsuz uykusuna bırakmışlardır. Bu kilise bugün ülkemizin Antalya ilinde hâlâ ziyaret edilmektedir. (Söz konusu kilisenin fotogalerisi için şu linke tıklayınız: https://interaz.com.tr/photos/271377). Birçok kentin koruyucu azizi olan Noel Baba'ya adanmış iki bine yakın kilise bulunmaktadır. O'nun yaşam öyküsü ve mucizeleri birçok kitapta yer almış, ancak en eskisi 750-800 yılları arasında Byzantion'da Stadion Manastırı Başkeşişlerinden Michael tarafından yazılmıştır.

 

Haçlı Seferleri sırasında 20 Nisan 1087'de Bari'den gelen tüccarlar (rivayete göre, papanın emriyle) kemiklerini çalıp Bari'ye götürmüş ve yaptıkları bazilikaya gömmüşlerdir. Onun olduğu sanılan geride kalmış bir kısım kemik ise bugün Antalya Müzesi'nde saklanmaktadır. Aziz’in ölüm tarihi olan 6 Aralık da Sinterklaas’ın bütün bir yıl boyunca uslu durmuş olan çocuklara hediye dağıtmak üzere yeryüzüne indiği gün olarak kabul edilmiş...... Nikolaos’un Batı’da tanınmasını sağlayan olayın, kemiklerinin Papa’nın emriyle İtalyan tüccarlar tarafından 1087 yılında Bari’ye kaçırılması olarak yansıtılsa da, aslında bundan çok önce II. Otto zamanında Germanya’da saygı gördüğü anlaşılıyor. Bunda da II. Otto’nun eşi Bizans Prensesi Theophano’nun etkisi olduğu düşünülmekte. 972’de II Otto ile evlenen Prenses, Aziz’in ikonasını yanında Germanya topraklarına götürerek, Nikolaos’un kültünü de yanında taşımış ve Noel Baba efsanesinin oluşumuna büyük bir katkıda bulunmuş.

 

Myralı azizimiz Avrupa’da o kadar çok sevilmiş ki aşağı yukarı üç yüz yetmiş altı, Belçika’da üç yüz, Roma’da otuz dört, Hollanda’da yirmi üç kilise ona adanmış. 17. yüzyılın sonlarında, Nikolaos kültünün Hollandalı kolonistler tarafından Amerika’ya taşınmasıyla, Sinterklaas olarak bilinen Aziz, Santa Claus’a dönüşmüş. Bir rivayete göre, kırmızı kıyafeti, uzun beyaz sakalı ve baca deliğinden girip şömineden çıkması gibi hayali ve komik özellikleri ilk defa 1870’te Thomas Nast adlı bir ressam tarafından çizilmiştir.

 

Diğer bir rivayete göre ise bugün her yerde gördüğümüz Noel Baba’yı, ilk olarak İsveçli bir ressam olan Haddon Sundblom, Coca Cola reklamları için firmanın renkleri olan kırmızı-beyaz elbiseler giymiş, aksakallı bir ihtiyar olarak 1931 yılında çizdi. Bu reklam kampanyasında Coca Cola’nın, onun için seçtiği, kırmızı-beyaz kıyafetiyle ticari bir simge haline gelerek tüm dünyada bilinir hale gelmiş.

 

Bugün İtalya’daki San Nikola Kilisesi gibi Antalya/Demre’deki Aziz Nikolaos Kilisesi de Hıristiyanların hac merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor ve en fazla Ruslar tarafından ilgi görüyor.

 

Bazı arkeologların iddialara göre, Doğu Dünyası’nda çok sevilen ve çocukların, genç gelinlerin, tüccarların, öğrenci ve bilim adamlarının koruyucusu olarak kabul edilen Nikolaos hakkında anlatılan hikâyelerin çoğu aslında kendisinden çok önceki bir geleneğe, pagan kültürüne, Myra yakınlarındaki Sura’da bir Kehanet Merkezi bulunan ve çocukların, tüccarların, bilim adamlarının koruyucusu olan, geleceği gören Tanrı Apollon’un bilicilik geleneğine dayanıyor. Hıristiyanlık ile birlikte bu geleneğe ve Apollon’a olan tapınım ve saygı bir anlamda Nikolaos’un şahsında Hıristiyanlaştırılmış, efsaneler de İsa’nın yaşamına ve Hıristiyan ahlakına dayandırılmış.

 

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, Bizans prensesi Theophano tarafından Almanya'ya getirildikten sonra da, bı kez, eski İskandinav mitolojisinde "baştanrı" olarak kabul edilen Odin, Nikolaos’un şahsında Hıristiyanlaşması; Odin’in uzun beyaz sakalı ve göklerde dolaştığı atı bir şekilde Nikolaos’un simgesi haline gelmesi bu iddiayı kuvvetlendiriyor.