Ekonomik çöküş yaşayan Lübnan yarın genel seçimlere gidiyor

Etnik ve dini olarak birçok farklı kimliğe ev sahipliği yapan Lübnan'da 15 Mayıs pazar günü 3 milyon 917 bin seçmen 128 milletvekili seçmek için sandık başına gidecek

İstanbul, , İnteraz - 14 Mayıs 2022, 17:44

Lübnanlılar 4 yıl aradan sonra başta ekonomi olmak üzere yaşamlarını doğrudan etkileyen 20 saatlik elektrik kesintileri gibi krizlerin gölgesinde sandık başına gidiyor. 

 

Lübnan halkı, 128 sandalyeli Mecliste yer alabilmek için 15 seçim bölgesinde 103 listede kayıtlı toplam 718 adayın yarışacağı seçimlere katılmak üzere 15 Mayıs pazar günü gidip oy verecek.

 

718 aday 128 sandalye için yarışacak

 

İçişleri Bakanı Besam Mevlevi, seçimlere ilişkin yaptığı açıklamada, 128 sandalyeli Mecliste yer alabilmek için 15 seçim bölgesinde 103 listede kayıtlı toplam 718 adayın yarışacağını belirtmişti.

 

Ülkede 2018'de 3 milyon 746 bin olan seçmen sayısı, bu sene 3 milyon 967 bine ulaştı.

 

Pazar günü yapılacak genel seçimlerden önce 6 ve 8 Mayıs'ta yurt dışında oy kullanım işlemleri tamamlandı.

 

Seçime katılım oranı yüzde 60 seviyesinde oldu. 58 ülkede kayıtlı 225 bin Lübnanlı seçmenden yaklaşık 135 bini oy kullandı. Yurt dışındaki seçmen sayısı toplam seçmen sayısının yüzde 5,5'ine tekabül ediyor.

 

Lübnan'da 1989'da yapılan Taif Anlaşması'na göre Meclisteki milletvekili dağılımı, "28 Sünni, 28 Şii, 8 Dürzi, 34 Maruni Hristiyan, 14 Ortodoks, 8 Katolik, 5 Ermeni, 2 Alevi, 1 milletvekili de Hristiyanlar içerisindeki azınlıklar" şeklinde gerçekleşiyor.

 

Lübnan'daki ekonomik krizler

 

2006 yılında Lübnan'da Hizbullah'ın İSril'i yenilgiye uğratmasından bu yana Amerika ve İsrail'in Lübnan'a yönelik ekonomik baskılar giderek arttı.

 

Lübnanlı siyasiler, bugün yaşanan ekonomik sorunların temelinde 1992’den beri uygulanan ve ülke kaynaklarının yok olmasına sebep olan Amerikan politikalarının bulunduğunu söylüyor. 

 

Lübnanlı milletvekili Hasan İzzeddin, Lübnan’ın içinde bulunduğu ekonomik şartların zorluğuna işaret ederek, Amerika’nın müdahalelerinin de şartları çok daha ağırlaştırdığını vurguluyor. 

 

Lübnan Parlamentosundaki “Direnişe Vefa” grubu üyesi Hasan İzzeddin, daha önce Sur kentinde düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Amerikan hükümeti yasa dışı araçlarla Lübnan’a karşı şeytani bir ekonomik savaş başlattı. Maalesef bazı Lübnanlıların bu savaşın önde gidenleri arasında yer aldığını görüyoruz. Maalesef ulusal bütünlük zayıfladı” dedi.

 

Son 4 yılda ağırlaşan şartlar

 

Lübnan'da 4 yıl önce yapılan Mayıs 2018'deki seçimlerden sonra seçim sonuçları ve kurulan hükümetten umduğunu bulamayan halk, artan vergiler, ağırlaşan yaşam koşulları ve çözülemeyen kronik sorunlar ile değişmeyen siyasi sisteme tepki için Ekim 2019'da sokağa döküldü.

 

Kısa süre içerisinde ülke çapında yayılan gösteriler, Lübnan'ın hem siyasi hem de ekonomik olarak başka bir sürece girmesine yol açtı.

 

Lübnan Merkez Bankası, 2020'in başından itibaren, ülkedeki döviz rezervlerinin erimesinin önüne geçmek ve sermayenin yurt dışına çıkışını engellemek için tüm döviz mevduat hesaplarını dondurdu. Ardından koronavirüs nedeniyle tüm ülkelerdeki gibi tam kapanma, ülkenin önemli gelirleri arasında yer alan turizmi kötü etkiledi.

 

Koronavirüs ile mücadele ederken Beyrut Limanı'nda bir depodaki aminyum nitrattan kaynaklı patlamada 200'den fazla kişi öldü, Beyrut'ta büyük bir yıkım meydana geldi.

 

Amerika'nın yaptığımları, siyasi kriz, koronavirüsün etkileri, liman patlaması gibi önemli gelişmeler mevcut ekonomik krizin daha da büyümesine sebep oldu.

 

Dünya Bankası'na göre Lübnan ekonomisi, 1850'lerden beri bir ülkenin yaşadığı en kötü ekonomik krizlerinden biriyle karşı karşıya.